Koku insan davranışını doğrudan etkileyen bir kavramdır. O yüzden geçmişte de, günümüzde de insanları yönlendirmek için kullanılan; sihir, illüzyon ve diğer birçok yöntemin perde arkasında olma ihtimali daima vardır.Anlatılan bazı konular ilk başta bize oldukça şaşırtıcı gelmişti. Meselâ “koku ile sihir” başlıklı yazıyı okuduğumuzda, bunun olabilirliğini bazılarımız gerçekçi bulmayabilirler. Ama buna inanan insanlar olmuştur ve günümüzde de vardır.

Fotoğraf; Nazan Demir
Kokunun Sırlarından Bir Bölüm
Kokunun insan kimyasında çok önemli bir yeri vardır. Birçok algılamayı insan bilinçaltında kokuyla algılar. Görüntü ve sesten daha fazla insan zihnine, kimyasına etkisi vardır.
Örneğin âmâ ve sağırlar, koku melekelerinin hislerine kattığı takviyeyle birçok nesneyi algılar.

11.2.Farklı Yönden İnsanların Koku İle
Algıladıkları Dünya
Her beldenin, her yapının kendine has bir kokusu vardır. Bu kokular; mesela o beldeye has kokuyu, içinde barındırdığı unsurlarla kazandırmıştır. Örneğin gül tarımı yapan bir kasaba, o kasabaya farklı bir koku; hayvancılıkla uğraşan bir belde, o beldeye daha farklı bir koku sindirmiştir. Sanayi beldeleri, fabrika bacalarında sızan kokuların o beldeye sindirdiği kokularla ayırt edilir. Örnekler çoğaltılabilir.
İnsanların çoğu, doğup büyüdüğü beldede bunu bilinçaltında yaşar; fakat farkına varmaz.
11.3.Maziye Götüren Kokular
Kokuların, zaman mefhumunu ortadan kaldırarak, bir anlık da olsa insanı maziye götürmesinin sırrı, yukarıdaki meselede saklıdır.
Dolayısıyla, kokunun insanın ruh hâline direkt etkisi ve insanın kimya mekanizmasını faaliyete geçirmesinde de ne kadar önemli bir unsur olduğu görülmüş olur.
Tüm nesneler, kokularını çeşitli şekilde algılama yeteneği verir insana.
Büyük bir şehrin tüm kokusu o şehirdeki insanlara bir his verdiği gibi, o şehrin küçük bir sokağının, o sokağa kazandırdığı ayrı bir koku da o sokakta oturanlar için farklı hisler, farklı algılamalar verir.
Yapılara da sinmiş kokular böyledir.
İşin sırrı şu: Kokuların insan ruhuna bir alfabesi var.
Çıkan sonuç:
Yapıların görselliği, şekli, şemaili tek başına insan için pek bir şey ifade etmiyor.
Orada bulunan tüm unsurların birleşmesi bir anlam kazanıyor ki, tüm bu unsurlar da bir kokuda kodlanıyor.
Bir koku, tüm bu unsurların resmini gözlerinizin önüne çiziyor. Anılarınızı, o beldeyi, o yapıyı vs… canlandırıyor. Anıyı size yaşatıyor.
* Düşünün; sinemada üç boyutlu gözlük verilerek filmin içinde olma hissi veriliyor. Ya bir de filmin içindeki unsurların; örneğin ağaçların kokuları, filmi izleyene algılatılsa?
Anıların kokuyla ilişkisi, seslerden daha kuvvetlidir.
Bir koku, 60 yaşındaki adamı 10 yaşına götürüyor. 50 senelik zaman ortadan -bir anda- kalkıyor. Tefekkür edilirse “zamanı kimyayla aşmak” (koku) meselesi gündeme geliyor.
Antik dünyada da kokular notalandırılmıştı. Notalandırılan ana kokulardan karışım kokular elde ediliyordu. Dönemin sihirbazları ölmüş insan bedeninden de kokular elde ediyorlardı.



